⁠⁠⁠Eski Tas Eski Hamam

105972b7-2ac5-43c3-bd41-5bf1ecc513cd ⁠⁠⁠Eski Tas Eski Hamam

Ütopya

Yıl, tarihin tekerrür ettiği yıllar.  Dünyada artık ırksal kavgalar yok. Ülkeler milliyetçilik söylemleri ile karıştırılamıyor. Hollywood artık beyazların siyahlara üstünlüğünü anlatan filmler yap(a)mıyor. Kimse artık estetikle beyaz olmaya çalışmıyor. Ülke sınırları Arap, T ürk, Ermeni,  Azeri, Yunan, İngiliz, Fransız  şeklinde ayrılmıyor. Artık Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur lafı bir anlam ifade etmiyor. Artık bir ülkede bir millet sırf ırkından dolayı aşağılanıp yok sayılmıyor. Beyazlar şeytan olarak görülmüyor mesela… Dünya tamamen ırksal statüye inanmıyor, sınırların uluslara göre belirlendiği bir dünya yok artık.
Hatta dünya tek bir ülke halini almış. Yurt dışı seyahatleri yapılamıyor. Pasaporta gerek yok, uluslar arası yarışmalar, ya da İMF yok şimdi……
Ama insanlık yine eski ulusal ülkelere geri dönmek olmak üzere. Dünya, eskisinden daha fazla sayıda devletlere ayrılmak üzere.Ulusal bayrakların yerinde başka bayraklar dalgalanacak. Galiba Türkiye de 4 küçük devletçiğe bölünecek. İngiltere’nin daha küçük devletlere bölüneceği kamuoyunun sürekli dillendirdiği bir durum. İspanyanın da İngiltere’den kalır yanı yok hani. Küçük devletçiklere bölünme sayısında belki de İngiltere’yi geçecekler. Daha vahimi ise eskiden en fazla 206 ülkeye bölünmeyi başaran dünya , bu sefer bu sayıyı 3 bine çıkarması içten bile değilmiş.
Artık dünya da sınırları belirlenmiş yeni devletçikler kurulmuş,  bayraklar göndere çekilmiş. Her ülke eskisi gibi kendi kutsallarını oluşturmuş, ibadet yapılacak ibadethaneler kurulmuştur….
Bu devletler yine eski dünyada olduğu gibi tarihleri ile övünür olmuşlar. Çocuklarına daha ilk okuldan itibaren kahraman büyüklerinden bahsederlermiş. Onları eleştirmek şöyle dursun düşünmesi bile suçmuş. Ve dünyadaki en asil millet her devlete göre yine kendileriymiş. Okullarda anlatılan tarih aslında her ülkenin kendi kahramanlık  maceralarından ibaretmiş. Billimsel tarih tezini savunanlar ancak savunmakla kalıyor yaptıkları ise pragmatist tarih anlayışından başka bir şey değilmiş.
Ülkelerinin değerlerini, bayraklarını korumak uğruna can verenler şehid oluyorlarmış. Ekonomiyi maçlarda atılan gollere göre belirlenmekte, en fazla gol atan ülke ekonomik olarak zengin. Böyle 90 metre büyüklüğündeki alanların çokluğu o ülkenin gelişmişliğine delaletmiş.  Savaşlar bu yeni dünya ülkelerinde 90 metre uzunluğundaki alanlarda yapılıyormuş ve belli süreleri varmış bu savaşların.
Evrenin derinliklerinden gelip dünyayı arada bir seyreden  Allah’ın (cc) bazı kulları, dünyalıların haline gülüp, “Yahu bunlar hala hücre gibi bölünmeye devam ediyorlar. Eskiden bu dünyalılar dünyayı ırklara göre paylaşmışlardı, şimdi de futbol taraftarlıklarına göre paylaşmaya başlamışlar. Bu dünyalıların akıllanacakları yok” demişler.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

3 Cevaplar

  1. Muhsin Yetkin dedi ki:

    Mustafa hocam elinize sağlık .

  2. Alper Karakaş dedi ki:

    Özgün bir yazı olmuş .Güzel 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: