Kibirle Yoktur İşimiz

image.axd_ Kibirle Yoktur İşimiz

Dünya Hayatı

Kibirle yoktur işimiz
Kara toprak gidişimiz
Sevgi alış verişimiz
Duyanlara selam olsun…

Kırılırsa sana yürek
Yapışır teninde gömlek
Aşka yol bulanla ölmek
Gelenlere selam olsun…

Dünya hali pek yamandır
Kulluk içinde anlamdır
Yokluğa da alışmandır
Diyenlere selam olsun…

Yüreklerin demi çoktur
Sırrın eşiğinde oktur
Aşka düşen gönül toktur
Erenlere selam olsun…

Sızılardan geçe geçe
Aşk şerbeti içe içe
Sabır meyvesini biçe
Gönüllere selam olsun…

Dünya da biter işimiz..
Gerçek yurda gidişimiz..
İman dolu şerbetimiz..
İçenlere selam olsun..

Dünyanın cefasıyla
Sürenlerin sefasıyla
Ahde vefa sevdasıyla
Bilenlere selam olsun…

Mis mis açar aşk gülleri
Salındıkça bülbülleri
Tefekkürle cennetleri
Bulanlara selam olsun…

İnci mercan nefesiyle
Sevda emmiş gözesiyle
Yol yol akmış dizesiyle
Aşıklara selam olsun.

Aşk badesi içenlere,
Hak yolunu seçenlere,
Can da candan geçenlere
Dirilere selam olsun..

Miskin can canan
içinde Varlık yokluğun içinde
Bülbülün derdi peşimde
Güllere de selam olsun

Nilüfer Zontul Aktaş

Darende’nin Hacı Derviş Mahallesi sakinlerinden Zontullar ailesinden yaşayan çınar Fotoğrafçı Mevlüt Zontul’un torunu Merhum Halit (pehlivan) Zontul ile Fatma hanımefendinin beş evladından biriyim. 1971 Darende doğumluyum. İlkokul tahsilimi Darende Cumhuriyet İlkokulu’nda, orta ve lise tahsilimi ise Malatya Atatürk Ortaokulu ve Malatya Lisesi’nde tamamladım Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Bölümünü 1992 yılında bitirerek, öğretmenlik mesleğinin sahibi oldum. İlk görevimi 1993 ders yılında Darende’nin Akpınar köyü ve Ulupınar beldesinde aldım. Daha sonra Doğanşehir ilçesinde uzun süre görev alarak meslektaşım Eğitimci Alaattin Aktaş ile evlendim. Furkan Halit Cevher Ömer ve Melike isimli dört evlat sahibi oldum. Görev yaptığım Malatya merkez Hacı İbrahim Işık ilköğretim okulunda oğlumun arkadaşı olan dokuz yaşındaki talebenin lösemi hastalığı sonucu vefat etmesi neticesinde talebelerin ve ailenin üzüntülerinden esinlenerek gelirini lösemi hastalarına bağışlamak üzere şiir ve Hikâye dalında yayın sanatına başladım. Çok sayıdaki şiirlerimi basıma hazır hale getirdim. Kaleme aldığım hikaye türü eserlerime ilaveten “çocuklar Yalnızlaşmasın” adlı kısa metraj bir belgesel filmin sahibi ve kahramanı oldum. Hikayelerim, Orman dostlarından bize öğütler, Tabiat dile geldi, Göz yaşıma kan damladı, Bir Mektupla Gelen Kardeşlik Yayında olan eserlerim arasındadır.. Eserlerimin yayınlanması ile bir anda kendimi Radyo ve televizyon programları yayınında buldum. Malatya Vizyon isimli yayında hala köşe yazarlığı yapmaktayım. Yayın satışlarından elde ettiğim geliri lösemiden hayatını kayıp eden talebe ailesine vererek eğitim camiasında ve yayıncılar arasında saygınlık kazanmanın gururunu yaşadım ve yaşamaktayım. Merhum Babam Halit Zontul’un can arkadaşı Emekli Banka Müdürü Hilmi Keyhıdır beyefendinin öneri ve teklifi ile Darendeliler Rehberi yayın sitesi ve yazışmalarla Osman Çokyaşar beyefendi ile tanışma imkanı buldum. Saygıdeğer hemşerilerime ve site takipçilerine mutlu gün ve yarınlar dileyerek yayında olan bir eserimle başlarken sizlere ‘Merhaba’ diyorum.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. mahmut dedi ki:

    Hayat fani ölüm ani bu kalbi kırsan ne olur kırmasan ne olur ey insan oğlu. Kırman saniyelerini alır peki ya düzeltmen? Allah cc bizleri hiçbir zaman kimsenin kalbini kırıp ahirette hesaplaşmak ile imtihan etmesin inşallah. Allah cc meleklerini şahit tutarak şunları söylüyor bizlere. Kim ki eğer bir insanın kalbini kırarsa hesap günü Önce Anne Baba sonra aile onun sonrasında komşu ve en son ev en ağır hesaplaşmalardan birisi kul hakkı ve masum insanların kalbinin kırıldığını bizlere bildirmektedir. Rabbim bizleri kalp kıranlardan değil kırık kalpleri onarım tamir edenlerden eylesin inşallah.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: