Altın Madeni

en-buyuk-altin-madeni-sirketleri Altın Madeni

Altın Madeni

Uzun ve yorucu günün ardından eve dönen Miko yine dalgındı gene olmadı yapamadım diye düşünüyor. Evine doğru ağır ağır yürüyordu. Bu sefer ne diyecekti. Köpek sesiyle irkildi. Bu yan komşusu Amar‘ın köpeğiydi. Evinin önündeydi. Onca yolu farkında olmadan yürümüştü. Eve giremezdi aklında söyleye bileceği hiçbir bahane kalmamıştı. Kaç defa kapıyı çalmaya yeltense de cesaret edipte çalamadı. Beline doladığı taşıma ipini çözüp Bahçesinde ki palmiye ağacının dibine oturdu. Kendine kızmaya başladı. Yeterince çuval eleye bilseydim bulabilirdim. 137 çuval çıkarmıştı. Çünkü 150 çuval çıkaran Samah bir kaç parça altın bulmuştu. Bu Ona en az bir hafta yeterdi. Bende 150 çuval çıkarsam belki bulurdum. Çünkü altın madeninde ne kadar çuvalı çıkarıp içindeki toprağı elersen bulma şansın o kadar artıyor. Yaklaşık 2000 işçinin çalıştığı madenden bir çuvalı çıkarmak oldukça zordu. kazıcı makinanın toprağı çıkarıp çuvallara koyduğu yerden Miko’nun toprağı eleme yerine götürmesi için 762 merdiven çıkması gerekiyordu ve her geçen gün maden derinleştikçe merdiven sayısıda artıyordu. Derin bir nefes çeken Miko doğruldu ipini eline aldı. Kapıya doğru ilerledi çatlamış elleriyle kapıya vurdu. Hiç birşey söylememeye karar vermişti. Yorgundu dinlemesi gerekiyordu. Yoksa yarın bugün çıkardığı çuval sayısına bile ulaşamazdı. Kapıyı açan eşi Simra‘yla göz göze geldi. Miko’nun gözlerinden Simra durumu anlamıştı. Başını salladı gözleriyle odanın köşesinde uyuyan çocukları işaret etti. Çocuklara bakan Miko başını eğdi yatağına doğru yürüdü. Yatağına oturdu. Simra’nın baş ucuna bıraktığı bir bardak su ve bir parça ekmeği yedi. Gömleğini çıkardı. Yer yer kan lekeleriyle kirlenmiş gömleğini yıkaması için Simra’ya uzattı. Gömleği alan Simra içinde su olan kovanın içine koydu. Masanın üstündeki merhemi alıp Miko’nun yanına geldi. Miko’nun sırtındaki yeni açılmış yaralara sürdü ve Miko’nun yatağa uzandırdı. Kovanın yanına gitti. Gözlerini kapatan Miko hayaller kurmaya başladı çitleme seslerine aldırmadan derin bir uykuya daldı… tek tesellisi geldiğinde çocukların uyuyor olmasıydı…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. Emrah Kızgın dedi ki:

    Serkan hocam elinize sağlık .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: