Anektodlar 1-7

1.)
Romalılardan kalma bir tanıma göre “Adalet herkese kendi payına düşeni vermektir.” Yani duruma göre ödüllendirme ve cezalandırmadır. Çok vakit harcanan bir emeğin karşılığı olarak,  kişinin zevki ihtiyaçlarına göre beklenti içerisine girmesi kadar doğal bir şey olamaz. Hayat yorucudur. Fakat en çok yorulanlar , iyi bir ödülün arzusunu çekenlerdir. Her şey bireyin çıkarı  içinse , neden toplum olarak yaşamak ideal olarak görülüyor ?
Neden insanlık hep çöküşte?
Fizyolojik ihtiyaçların rahatça sağlandığı günümüzde, bu karamsarlık neden hala var ?
İhtiyaçlar adilce paylaşılmadığı için mi hüsran var yoksa zihnin ötesinde somut olarak tanımlanamayan bir ideoloji mi buna sebep oluşturuyor ?
Kısacası ruh nedir ?

s-38b63fa04907bd7e27b579c99228fd44224c01a4 Anektodlar 1-7

Roma

2.)
Fakir biri çoğunlukla istenmeyen bu ünvanından kısa sürede kurtulmak ister. Pratik düşünenler çözümü çalarak uygulamaya geçirirler. Peki zenginler onca zaman fakiri sömürürken insanın hakkı olanı geri alması doğru değil midir ?
Zengin mal varlığının bir bölümünü fakirlere dağıtması gerekirken saklaması da yanlış değil midir ?
Neden fakirler çaldığında ceza alırken , zenginler vermediğinde yada sakladığında ceza verilmiyor?
Bunun yanında herkes zenginlere yaranmaya çalışıyor.
Raskolnikov , tefeciyi öldürdüğünde haksız mıydı ?

3hY0p0hFaFdHJBKykA5a Anektodlar 1-7

Zengin ve Fakir

3.)
Huxley uyuşturucu bağımlısı bir insandı. Ölüm döşeğindeyken son narkozunu ikinci eşi tarafından alıp kafası güzel bir şekilde ölmüştür. O çok heyecanla  kitaplarını okuduğumuz yazarlar,bilim insanları ve liderlerin çoğu neden doğru yaşayamamışlar? Neden hep yanlışa sürükleniyoruz?

a_huxley Anektodlar 1-7

Aldous Huxley

4.)
İnsanın kaderi kendi elindedir. O halde kader değişkendir. Yapılan bir hata sonrası kaderimde vardı demek ne anlama geliyor?

2 Anektodlar 1-7

Kader

5.)
Huxley düşüncelerinde temele dayandırdığı fikir akımı olarak perennial felsefeyi seçmesi ,
evrensel hakikat ilkelerinin tüm insanlar ve kültürlerde ortak olarak mevcut olduğuna dair felsefi düşünüş donemin meşhur teologu Augustine Steuch tarafından De perenni adlı kitabında  “theosophia perennis” şeklinde kullanmıştır. Bu fikre sonradan paralel olarak benzetilmiş veya  esinlenmiş şahsiyetlere örnek olarak ; Mevlana Celaleddin Rumi, İbn’i Arabi gibi suffiler bu fikir akımı için benzer düşünceleri mevcuttur. Bir bakıma tüm inanışlarda insanların temel doğrulara sahip olduğunu irdelemektedir.

Huxley Anektodlar 1-7

Aldous Huxley 2

6.) Sıkıntılı  olan boyutu ise; kendi sınırların içinde, derinliğin  artıkça;  kendinde sapmalara uğrarsın. Bu sapmalar sonucunda Toplumdan kopmaya başlarsın, yada toplum seni daha az anlamaya başlar, alimlerin en büyük hüsrani izole olmaları, ve gerçeklikten kopmaları, okuduğumuz kitaplar hayatı sadece bazi boyutunu ve etraflı düşünmeyi öğretir, toplumun tümüne bu bilgileri makro ölçekte sunmadığımız sürece yerel düzeyde mahkum kalırız en sonunda cehaletin kazanmasına davetiye çıkarmış oluruz. Biz okuyan olarak karar ayırımına gelmiş bulunmaktayız: tabi bu karar ayrımı aynı Zaman’da bir şeylerden taviz vermeyi de gerektirir. Ya okumalara devam edip,  hem mikro bazda ( eşimiz ) Hemde küresel ölçekte(aile toplum ülke belki dünya) yalnızlaşmayıda kabul edip gerçeklere yelken açacağız yada  tüm toplumu görmezden gelip kitaplara teslim olacağız. Zor bir karar olsada biz yeni bir yola girmek zorundayız, bizim için daha zoru ise orta nesil olmamız ve Doğu Batı Arasında skışan talihsiz bir Zaman’da olmamızdır. Her yeni yol beraberinde Sapmalarida barindirdigi malumatını da bilmemiz gerektigini, en kisa surede bir tur iç yolculuk yada sahsiyetimizin keşfi için ciddi gayretler gösterip kendimizi tanınamamız ve yönetmemiz gerçekliğini dile getirebilirsek kendigimize sıgınmış olacağız.En yabanci kişi; beyni ile kalbi arasinda enkaz ve uzun yollar olandır.

Tasavvufta-Sapmalar Anektodlar 1-7

Yalnız

7.)
Aslında düşüncelerimiz kozmolojinin sınırları çerçevesinde irdeleniyor. Herkes sınırlar içinde düşünüyor. Olması gereken de budur fakat insanları birbirinden ayıran düşünülen kozmolojinin boyutudur.
Ne kadar büyük görürse o kadar ileriyi görebilir.
Bir o kadar da insanlara yön verebilir.

Eski-Türk-Kozmoloji-Düşüncesinde-Ejderha-Takımyıldızı-2 Anektodlar 1-7

Kozmoloji

Menzeher Karadoğan

Ağustos'un kavurucu sıcağında F. Kafka.'nın ölümünün 67. yılında Muş ilinde dünyaya geldi. İlk okul ve lise öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği okudu .Şu anda kurumsal firma yazılım danışmanlık ve eğitimi üzerine çalışmalar yapmakta . Metropol'ün yoğun ve yorucu hayatından uzaklaşmak ve anlamlandırmak için yazmayı seçti . Hala pişman değil ..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: