Annemin Çilek Reçeli

recel-kavanozu-nasil-saklanir Annemin Çilek Reçeli
  Yalnız olmak kimimize göre rahat ve özgür olmayı ifade eder. Böylece kendi giriş çıkış saatlerimiz,kendi düzenimiz,kendi sorunlarımız ve çözümlerimiz olur. Özellikle aile fertlerinden uzak olmanın bizi daha rahat,özgür ve özgüvenli yaptığına inanırız. Peki bu doğru mu? Belki de…
    İnsanın parası,evi,arabası,istediği her şeye sahip olabileceği imkanları olabilir. Fakat mutluluğu sadece bunlara bağlamamak gerekir. Evet  daha başıboş bir hayat her zaman cazip gelebilir ama bunları paylaşacak kimse yoksa bu mutluluk ne kadar sürer ki ? Gece yarılarına kadar bir bar sandalyesinde istediğimiz kadar içtik,hesapsızca seyahate çıktık,kimseye sormadık salon takımını değiştirirken ve o kısa eteği giymek için kimseden izin almadık. Ünlü bir ressamın herkesi hayranlık içindeyse bıraktığı o müthiş tablosu gibi sanki. Özgürlüğün her tonu.
   Çevremizdeki insanlara olan bağımız azaldıkça onlara olan ihtiyacımız da azalacak ve bir gün sadece kendimiz kaldığımızda daha güçlü hissedecek gibiyiz. Düşünüldüğünde insanın kendi kendine yetmesi yadsınamaz bir yetenek gibi gelir bana. Saf bir güç.
   Peki bu güç özgürlük değilde kendine esaretse.! Yalnızlığı bir zayıflık olarak düşünmek kadar kendini yalnızlığın şaşaalı dünyasına esir etmekte insanın kendine yapacağı en büyük haksızlık. Jan Van Eyck’in Arnolfini’nin Evlenmesi tablosunda kendini ayna içine resmetmesi o ana şahitlik etmesi gibidir (o tabloyu bilir misiniz bilmem). Sanki orda nikah töreninin gizli bir şahididir Jan Van Eyck.Tıpkı dikkatli bakılmamazsa tablo içindeki resmin görülemeyeceği gibi hayatımızda da görmezden geldiğimiz ayrıntılar var. Bakıpta görmemenin yok sayamayacağı şeyler,kapının yanına astığın tek anahtar, ayakkabılıktaki tek terlik, lavaboda duran tek kirli bardak,askıdaki tek bornoz… Senin güçlü yalnızlığının gerçek tablosu. .
   Bir de kilerin tozlu rafında tek başına duran annenin çilek reçeli..

Kiraz Ertuğan

1989 Mersin/Anamur doğumluyum. İlköğrenimi Anamur İlköğretim Okulunda, Ortaöğrenimimi Anamur Lisesinde tamamladım. Yükseköğrenimimi Çankırı Karatekin Üniversitesi'nde Orman Mühendisi olarak bitirdim. Okuma yazmayı öğrendiği andan itibaren duygularını karalamaya başlayan ben, babasının cesaretlendirmeleriyle eline kalem almış günümüz acemi muharrirlerinden sadece biriyim. Ankara da devam ettiği hayatında; yaşadıkça yazan değil,yazdıkça yaşama tutanan aranızdan biri..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: