Benekli Sekiz Çorabı Olan Ahtopotlar

depositphotos_8893028-stock-illustration-happy-silly-octopus-ocean-vector Benekli Sekiz Çorabı Olan Ahtopotlar

Ahtapot

Ahtapotlar, ilginç görüntüleri ile denizleri süsleyen kabuksuz bir kafadan bacaklıdır.Ahtapotların yapışkan uzun bacakları kafalarından çıkıyor.Evet ahtapotlar 8 Bacağa sahiptirler ve bu bacaklar düşmanlarından uzaklaşmalarına, onlarla savaşmalarına yardımcı olur.

Ahtapotların en ilginç yanlarından biri; bu bacaklarından herhangi birinin koptuğu zaman yerine başka bir tanesinin çıkıp, tekrar uzayabilmesidir. Aa dur bir dakika, bu özelliği olan bir hayvan daha var değil mi? Kuyruğu kopan kertenkelelerin yerine yeni kuyrukları çıkıyordu.

Ahtapotlara rengarenk yün çoraplar örse ninemiz çok güzel olurdu.Ama galiba o çorapları giydirmek biraz zaman alabilirdi.Ahtapotlarla birlikte futbol maçı yapsaydık eminim onlar kazanırdı SEKİZ BACAKLARI ile.Ahtapotların küçük türleri kayalık ve yarıklar arasında gizlenerek avlanır.İnsan ve büyük hayvanlardan

saklanırlar.Parlak ve ses çıkaran nesnelere karşı çok meraklıdırlar.Yavru bir ahtapotun karşısında renkli ve sesli oyuncaklarımız ile oynamamak en iyisi.

depositphotos_7602530-stock-photo-kids-playing-with-octopus-300x236 Benekli Sekiz Çorabı Olan Ahtopotlar
Bazı türleri savunma mekanizması olarak mürekkep fırşkırtabilir.Bu durum birçok kez mürekkep balıklarıyla karıştırılmasına yol açar.Mürekkep balığı ahtapotlar ile amca çocuğu diyebiliriz, teyze çocuğu, hala çocuğu, dayı çocuğu da olabilir.Çok yakın akrabalar yani.

Ahtapotların, vücutları kısa, yuvarlak yapıdadır ve mantoları üzerinde yüzgeçleri yoktur.Ahtapotlar, bir çift gelişmiş gözleri bulunan ve beyinleri gelişmiş, kabuksuz omurgasız hayvanlardır.3 Kalbi vardır.Evet evet yanlış yazmadım, üç kalpleri vardır.Sekiz uzun bacağı olan bir hayvan için üç adet kalp hiç de fazla değil, ne dersiniz?
Ahtapotlar manta boşluklarında bulunan solungaçlarıyla solunum yaparlar.Boyları 100 cm’ye kadar çıkabilir.Denizlerin en renkli hayvanı olan ahtapotların en çarpıcı özelliklerinden biri de; renk ve derilerini değiştirirebilmeleridir.Şüphesiz renk değiştirmek; avcılardan kurtulmak için en iyi kamuflaj yöntemlerinden biridir.Aynı işi bilindiği üzere bukelamunlar da yapmaktadır.Bu renk değiştirme durumu; şu şekildedir, örneğin; çizgili bir ahtapotken aniden benekli bir ahtapota dönüşebilirler.Ayrıca renk değiştirme aralıkları da oldukça sıktır.Zira bir bilim adamının ahtapotu gözlemlemesi sonucu 7 saat boyunca 1000 e yakın kes görüntüsünü değiştirdiği görülmüştür.Bir gün deniz altı gezisine çıkarsak, ahtapot arkadaşlarımıza sekiz çift çorap hediye etmeyli unutmayalım.

Ayşegül Sözen Dağ

1984 güzünde, (annesinin tabiri ile yer fıstığı sökme vaktinde) Mersin’in Bozyazı ilçesinde doğdu. Rengârenk çiçekler ve meyve ağaçları ile çevrili ahşap evi ile bahçesinde cıvıl cıvıl bir çocukluk dönemi geçirdi. İlkokula gitmeden “Ali ata bak.” “Işık ılık süt iç.” Gibi okuma fişlerini ve Cin Ali’nin niçin cin olduğunu sorgulamaya başladı. Okul müdürü onu 5 yaşında okula almaktan başka çare bulamadı. Yaşıtlarından hep küçük olarak eğitim hayatına devam etti. Çoğu zaman sınıfın en miniği olmanın avantajını muzipçe yaşadı. Beden Eğitimi dersinde dakikalarca gökyüzüne bakar ve okul bahçesindeki portakal ağaçlarına tırmanırdı. İncir ağacından düşüp kolunun kırılmasına rağmen, tüm çocukluğu meyve ağaçlarının tepesinde bulutlara dokunmakla geçti. Babasının bir dut ağacının üç ayrı dalına, üç ayrı dut aşısı yapması sonucu, bir ağaçtan üç ayrı dut yeme lezzetini hâlen özlüyor. Bir de limon ağacı altındaki küme küme olmuş bayram kokulu mor menekşelerde saklı çocukluğunu... Özlediği çocukluk anılarını yazmaya kalkışsa bu bir şiir kitabı değil bin sayfalık anı kitabı olabilir maazallah. Anamur'un mavi denizinde umutlarına yüzdü ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni kazandı. 2005 yılında Ankara'nın Haymana ilçesinde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak göreve başladı. Hâlen Ankara'da öğretmenliğe devam ediyor. Çocukluğundaki her tatlı anıya Boncuk adında tekir kedisi eşlik etmişti. Şimdi de Müezza adında şirin mi şirin bir sarman kedisi var. Evli ve bir çocuk annesi. Hayat sevinci, şükür sebebi olarak nitelendirdiği biricik kızı Gülefşan, onun ilham meleği (evet peri değil melek). Çocuklar için şiir ve öykü yazmayı çok seviyor ve Kudüs'te Filistinli çocuklar ile birlikte meyveli jeli bon yemeyi hayal ediyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: