Değeri Pek Bilinmeyen Bir Yetenek: Yürümek

moonwalk-620x350 Değeri Pek Bilinmeyen Bir Yetenek: Yürümek

1. Kısım…

Dünya’dayken çok rastladığımız için bize sıradan gelen bazı evrensel muhteşemlikler var. Yağmur ve ateş gibi… Mangal yapmak için gereken ateşi Güneş Sistemi’nde nerede bulabilirsiniz? Cevabı duyar gibiyim. Dünya dışında başka bir yerde, Dünya’daki bir moronun hafta sonu eğlencesi olarak yapabildiği mangal için birkaç dahi ve milyarlarca dolarlık yatırım gerekir.

Şimdi gelelim “yürümek” eylemine. Herkes uçmanın hayalini kurar ama evrenin geneline baktığımızda yürümek, uçmaktan daha önemli bir yetenektir. Uzayın yerçekimi sorunu olan bir boşluk olmasını geçtim, Güneş üzerinde yürüyebilir misiniz? Ya Jüpiter veya Satürn’de…. Kocamanlar ama yürüyebileceğiniz bir yüzey yok.

Hele bir astreoidin yüzeyinde yürüyebilmek için gerekli olan malzemeleri ve maliyeti düşünsenize.

maxresdefault1-620x350 Değeri Pek Bilinmeyen Bir Yetenek: Yürümek

Sudan çıkıp karada yürüyen ilk canlıyı düşündün mü? O yürümese nerede olacaktık?

Evrimin en önemli aşaması ağaçtan inip iki ayağı üzerine dikilen primat değil midir? İki ayağı üzerinde yürüyebildiği için ön ayakları ele dönüşmüş, o eller alet yapmış ve kullanmış, böylece insan uygarlığını kurmuştur. Dünyayı şekillendiren ellerdir. Sevgi için, sanat için, zanaat için çalışmışlardır.

Ne sayesinde? İki ayak üzerinde yürümenin!

Dünya’nın en zeki adamlarından biri olan Stephen Hawking’i düşünün… Tekerlekli sandalyesinde oturuyor ve yürüyemiyor! Yani sahip olduğunuz çok değerli bir yetenek.

stephenhawking-620x350 Değeri Pek Bilinmeyen Bir Yetenek: Yürümek

Hey arkadaş…. Uzaya gidemedin, muhtemelen uçamıyorsun da… Bir dâhiyi bırak zeki bile sayılamayacak biri olabilirsin ama çok önemli bir yeteneğin var. Şimdi kaldır o koca kıçını ve birkaç adım at. Bu mucizevi, muhteşem yeteneğinin tadını çıkar.

Hele bir de yakınlarda mangal da yaparsan kendini süper kahraman sanmaman için ne engel var?

2. Kısım…

Moralinizi bozmak istemem ama Dünya’yı bir portakal olarak düşünürseniz, üzerindeki incecik bir buhar katmanı kadar alanda yaşayabilen bir türüz. Günlük yaşantınızda sıradan gelen birçok şey evrensel açıdan mucizevidir. Çay demlemek, yoğurt veya ekmek… Saymakla bitmez. Üstelik insan sembiyoz bir canlıdır. Yani vücudunu birçok canlı ile paylaşır. Bunlardan bazıları yaşaması için gereklidir. Uzaya veya başka bir gezegene gittiğinizde vücudunuzu paylaştığınız bu birçok türde canlının farklı koşullara nasıl tepki vereceği bilinmez. Örneğin şu anda size yararlı olan bir bakteri, başka bir koşulda ölümcül bir canlıya dönüşebilir.

016810332_30300-620x350 Değeri Pek Bilinmeyen Bir Yetenek: Yürümek

3. Kısım…

Başlangıçta hiçlik (sıfır) vardı. İkiye ayrıldı madde (+1) ve anti-madde (-1). Evren böyle oluştu. Bir sıfırdan koca bir evren çıkabiliyorsa, elindeki imkansızlıklar başarısızlıklarının ve üretmemenin mazereti olmamalı değil mi?

 

Orkun Uçar

Metal Fırtına serisinin yazarı, hayal gücü komutanı... 1 Haziran 1969 Gölcük Kocaeli doğumlu olan Orkun Uçar, deniz astsubayı olan babasının görevi gereği bulunduğu Bartın’da büyüdü. Üç yaşından itibaren çocukluğu, ilk, orta ve lise öğrenimi, üniversite sınavını kazanarak İstanbul’a göç edene dek bu şirin ve güzel kentte geçti. İstanbul Basın Yayın Yüksek Okulu’nu okurken çeşitli gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Yazarlığa üniversite birinci sınıfta aldığı bir daktilo ile başladı. Gırgır Dergisi, Yeni Günaydın ve Yeni Yüzyıl gazetesi Cafe Pazar ekindeki çizgiroman senaryo çalışmaları ile dönem dönem yazarlık kariyerini geliştirdi. 1999 yılında Nostromo Bilimkurgu Kısa Öykü Yarışması’na katılarak dört yıl ara verdiği yazarlığa döndü. Bu yarışmada aldığı birincilik profesyonel yazarlık için cesaret verdi. İnternet üzerinde kurduğu Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü ile editör ve yazar olarak edebiyat dünyasına katkıda bulundu. Ortağı olduğu Xasiork Ölümsüz Öyküler Yayımevi 2002 yılında kuruldu, 2004 Haziran ayında kapandı. Orkun Uçar’ın 2004 yılı Aralık ayında çıkan "Metal Fırtına" adlı politik kurgu romanı gündeme damgasını vurdu. 15 Nisan 2005 yılında Altın Kitaplar yayınevinden "Asi / Habis Üçlemesi I" adlı epik fantezi kitabı çıktı (Derzulya serisinin ilk kitabı). Orkun Uçar imzalı "Metal Fırtına 2 - Kayıp Naaş" 2005 Eylül ayında yayımlandı ve bir ay içinde ikinci 100.000’lik baskısını yaptı. Yazarın hayat öyküsü, röportajları ve çeşitli konulardaki yazılarının yer aldığı "Metal Fırtına’yı Kim Yazdı ve Hayal Gücünün Komutanları" isimli kitabı da Eylül 2005’de kitap raflarında yerini aldı. 2006 Haziran’ında Hakan Yılmaz Çebi ile “Kara Divan” adlı bir sohbet kitabına imza atan yazar, 11 Eylül 2006’da yayımlanan “Metal Fırtına 3 – Kızıl Kurt”ta Gökhan Birdağ macerasına devam etti. 2007 yılı Şubat ayında ise okuyucu karşısına “Zifir” adlı değişik bir kitapla çıktı. Burak Turan’la birlikte imza attıkları bu kitap aksiyon, politik kurgu ile gizemci kurguyu birleştiriyordu. Orkun Uçar şu anda Derzulya serisinde yer alan “Asi”nin devam kitabı, Habis Üçlemesi II “Sarı İstila” üzerinde çalışıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: