Denemeler 1-2-3-4

yazmak2_mini Denemeler 1-2-3-4

Denemeler 1

1
Fera ,ağlayan için bir tebessümü ellerini sımsıkı tutarak sağlardı.Bu sayede kaçışı olmayan düz ve karanlık yoldan ilerlemesi mum ışığının aydınlattığı mesafe kadar mümkün olacaktı. Jodi , küçük yaşına rağmen ihtiyarlamış zihin dünyasında Fera’nın günahlarıyla boğuşmasına göz yumamazdı, çözüm olarak ise konuşmayı tercih etti. Dudaklarından hafif bir kıpırdama, kendisine telaşlı bakan yüze ilk kelimeleri yavaş yavaş oluşturacaktı. Heyecanı yüzünden kelimeler kulağa titrek halde dağılıyordu,sebebi apaçık ortadaydı.
Heyecanlıydı.
Dikkatlice bakan gözlerin ellerini yoklamasını temenni etmişti, küçük damlacıklar akmadan çok dilediği o tebessümü çabucak almalıydı.
Heyecanını yenmek için yeni oturduğu masadaki bardağa baktı,susamıştı.
2
Yeni bir yuva, yeni bir hayat ,yeni dostlar ve geride bırakılanlar aklını sürekli kurcalasa da kararsızlığın eşiğinden dönmesi, üstüne saldıran bunca yeniliğe rağmen içindeki ağır yükü hafifletmenin verdiği mutluluk gözünde pek de sorun olarak büyümedi.Elinde sımsıkı tuttuğu kağıda bakarken ona soru sorulduğunu unutmuştu bile.Mutluluğunu belli etmemek için ayaklarının ucuyla basıp hafiften yerden yükseldi, belli bir süre sonra yorulduğunu hissetti. Dağınık giyinen, asık suratlı yaşlı ev sahibinin söylediklerini duyamadığından yüzüne doğru bakarak soruyu tekrarlamasını rica etti.

3
Mutlu olabilmek için açlığı gidermek mi gerekiyor ? Sığ düşünceler varlık içindeyken ferahlıyor mu ? Aklın gerçeği fark edebilmesi öncelikle şu an nefes aldığı zamanı idrak edebilmek ve ne yapması gerektiğini karar vermesiyle başlanabilir , örneğin uyması gereken bir takım kurallar gibi. Hem de fiziksel ihtiyaçtan daha da öte, üzerinde durdukça insanı yücelten bir kavrama yönelim ,küçük maddelere ayrışıp çürüse bile bu eylemin pişmanlığını hiç bir zaman tatmayacağı bir kavrama…
Kelimeler sadece sonucunu tanımlayan , dünyevi arzulardan arındıran ve her ne kadar fark edilmese de herkesin içinde doğuştan varolan bir yoğunluk ya da bilgi kümesi. Daha ne kadar bu nimetten uzaklaşılacak ?
Çözüm çok yakında hâlbuki…

4
Rina , bir yakarış ya da yalnız kalmış bir çocuğun korkusunu simgelemek için doğdu. Varoluş sebebi sürekli isyan etmekten başka , şüphelerden beslenip attığı her adımda beynini kurcalayan ikilemler yüzünden intihara kalkışması değildi tabi. Damarlarından süzülen ve yeni yıkanmış  mermer zemine akan kırmızı sıvı , geçen her saniye vücudunda istemsizce titreme oluşmasına sebep oluyordu. Bu anı yaşadığı için az önceki eylemi gerçekleştirmesine yol açan o adamı düşündü.Sağ gözünü açamaz hale geldi, diğer açık gözüyle kolundan akan kanı izledi. Diğer elinde tuttuğu neşteri bırakacak gücü bile yoktu, yerde sırt üstü uzanır vaziyette küflenmiş tavana bakıyordu.
Kurumuş dudaklarıyla o ismi sayıklıyordu, son kez konuşacağının da farkındaydı. Sayıklama beraberinde titreme ,son  nefes alışıyla beraber dipsiz  karanlığa gömüldü. Kendisi yalnızlığın simgesi olarak doğduğunu fark edememişti , bunun yanında kimse onun intihar etmesine neden olan adamın kim olduğunu öğrenemedi. Bilinmezlik ufka doğru herkesi sürüklüyor, sadece amacı olmayanlar kör oluyordu.

Menzeher Karadoğan

Ağustos'un kavurucu sıcağında F. Kafka.'nın ölümünün 67. yılında Muş ilinde dünyaya geldi. İlk okul ve lise öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği okudu .Şu anda kurumsal firma yazılım danışmanlık ve eğitimi üzerine çalışmalar yapmakta . Metropol'ün yoğun ve yorucu hayatından uzaklaşmak ve anlamlandırmak için yazmayı seçti . Hala pişman değil ..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: