Hadislerde Görülen İhtilaflar ve Çözüm Yolları

Kuran-ı-Kerim-için-Abdest-Şart-mıdır-728x375 Hadislerde Görülen İhtilaflar ve Çözüm Yolları

Hadislerde Görülen İhtilaflar ve Çözüm Yolları

Hz. Musa (a.s) ‘a Tevrat indirildi. Çevresindeki insanlar bir müddet sonra Hz. Musa (a.s) ‘a gelen Tevrat’a inanmayı bıraktılar. Hz. Musa (a.s) sözlerinden bunları kast etti, Tevrat bize bunları vermek istedi diye birtakım sözleri uydurmaya başladılar. Zamanla bu sözler gündemde o kadar yer kapladı ki Tevrat’ın yerini aldı. Bu sözler bir kitap haline getirilerek Talmud’u meydana getirdi. Hz. Musa (a.s) getirdiği din ve kitabın yerini o dönemin insanlarının yazdığı Talmud aldı. Artık onların gündemlerini, hayatlarını Tevrat değil Talmud belirliyordu.

Hz. İsa (a.s)  döneminde gönderilen İncil de Hz. Musa (a.s) ‘döneminde gönderilen Tevrat gibi bozuldu. Hz. İsa (a.s)  ‘ın Havarileri,  Pavlus ve bir takım İncil Alimleri tarafından Hz. İsa (a.s) ‘ın söylemleri toplandı ve ortaya binlerce kitap çıktı. Bu kitaplar arasında dönemin kralı, saltanatına sahip çıkacak ve iktidarına zarar vermeyecek kitapları İznik’te bir konsül eşliğinde toparladı. Günümüze kadar gelen bu 4 meşhur İncil Matta, Markos, Luka, Yuhanna’dır. Dönemin alimleri ve söz sahipleri kendi çıkarları için Hz. İsa (a.s) ‘ın sözlerini çarpıtarak kendi görüşlerine uygun düşen bir kitap ve din oluşturdular.

Son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’ e ise Kur’an- ı Kerim indirildi. Hz. Peygamber gelen vahiyleri  sahabeye ayrıntılı bir şekilde hem okuyup hem de bunların nasıl anlaşılacağı hakkında bilgiler veriyordu. Sahabelerden bazıları Peygamber Efendimizin söylediklerini değil de kendi anladıklarını yazdılar. Bunu gören Hz. Muhammed (s.a.v) Hristiyanların ve Yahudilerin düştüğü yanlışa Müslümanların da düşmesi korkusuyla kendisinden duyulan vahyin dışında hiçbir şeyin yazılamayacağını söyledi ve bu geleneği ölümüne kadar devam ettirdi.

Daha sonra 4 Halifede bu geleneği devam ettirdi. Peygamber efendimizin ölümünden yaklaşık 150-200 yıl sonra insanlar, peygamber adına dönemin halifelerine ve kendi çıkarlarına uygun olaraktan sözler uydurarak bunları bir kazanç haline dönüştürmeye ve insanları algı operasyonuyla kendi istedikleri yöne sevk etmeye çalışmışlardır. Peygamber adına söylenmiş bu sözler bir çok kişi tarafından kitaplaştırıldı. Bu kitaplar insanları zamanla kutuplaştırarak fikir ayrılıklarına sebep oldu ve cemaatler ve fırkalar oluştu. Bu cemaatler kendi aralarında birbirlerinin kitaplarını eleştirir oldular.

İmam-ı Azam Ebu Hanife “Peygamberimizden gelen Kur’an-ı Kerime itiraz etmek mümkün değildir. Peygamberimizin sözüne de karşı gelmek mümkün değildir. Ama onun dışındakilerden gelen bilgilerde onlarda insan bende insanım. Sözlerin Kuran’a uyup uymadığına bakarım. Eğer Kuran’a uyuyorsa onu alırım,  uymuyorsa kimden gelirse gelsin onu kabul etmem.” Demiştir. Bunun için de İmam-ı Azam’a Evl-i Rey denilmiştir.

Kütüb-i Sitte olarak günümüze gelen hadis kitapları değişik yer ve  zamanlarda , dönemin iktidarları ve İslam Alimleri tarafından insanlara sunuldu ve günümüze kadar ulaştılar. Dolayısıyla bu meşhur kitapları oluştururken Peygamberimizden 150 yıl kadar sonra yazılı gelenekle değil sözlü gelenekle peygamberimiz adına sözler topladılar. Bu kitap sahipleri peygamber adına yüzbinlerce  hadis topladılar ve bunları kendi kurallarına göre güvenilir olup olmadığını tetkik edip bu sayıyı 3000-4000 civarına indirdiler. Onlara göre bunlar en sahih olanlarıydılar. Ama bu kitaplar da kendi aralarında birbirleriyle aynı olmasının yanında birbirlerine zıt ya da birbirlerinin hükümlerini kaldıran bir çok hadis vardır.

Örneğin;

Ateşte pişen eti (Deve) yiyenin abdesti bozulur. (Ebu Davud, Kütüb-i Sitte)

Aynı hadisin birkaç sayfa sonrasında “peygamberimiz ateşte pişen eti yedi ve namaz kıldı, abdesti bozulmadı.” Denilmiştir. (Kütüb-i Sitte)

Yukarıda görüldüğü gibi sahih görülen hadisler kendi aralarında çelişmektedir.

Ayrıca;

“Etin kokuşmasının nedeni İsrailoğullarıdır.” (Buhari, Müslim)

“Etin kokması İsrailoğullarındandır, kadınların hata yapması ise Hz.Havva’dandır.” (Ebu Hureyre).

İlk hadisçilerden Ebu Hureyre’nin öğrencisi Hemmâm bin Münebbih rivayet ediyor.

“Ve Rasulullah dediki; İsrailoğulları olmasa idi yiyecekler bozulmaz et kokmazdı. Havva olmasaydı hiçbir kadın kocasına ihanet etmezdi. (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları Hemman İbni Münebbig Saifesi, Ebu Hüreyre’nin talebesinin rivayet ettiği 57.Hadis)

Bu hadisler ise hem Kur’an-ı Kerim’e hem de akıl ve mantığa tamamen aykırıdır.

Hadis bilginlerinin en büyüklerinden Muhammed el-Buhârî, Hicri 13 şevvâl 194 / Miladi 21 Temmuz 810 tarihinde Buhara’da doğdu. Hicri 30 Ramazan 256 Miladi 31 Agustos 869’da Ramazan Bayramı gecesi vefat etti. 69 Yıl yaşayan Buhari’nin ortalama 15 yaşında akıl baliğ olduğunu varsayarsak ortalama 44 yıllık bir  hadis yazarlığı  serüveni olmuştur. 44 yılda (16.060 gün) 600 bin den fazla hadis toplaması mümkün değildir. Buhari’nin bu kadar hadisi rivayet edebilmesi için günde ortalama 37 adet hadis yazması gerekmektedir. Buhari’nin hadisleri toplamak için Arabistan ve orta doğunun tümünü hatta bir rivayete göre Asya kıtasını da dönemin ulaşım aracı olan at ve deveyle gezdiğini düşünürsek imkansızdır. Ayrıca 600 bin hadisin yazılı kaynak olarak o dönemde tek bir kişi tarafından yazılması ve saklanması bu kadar yolculukta taşınması da dönemsel şartlar olarak imkansızdır. Bu durum bir örnek olarak göz önüne alınırsa Buhari’ye atfedilen hadislerin ne kadar sağlıklı olduğunu düşünmek gerekmektedir.

Daha önceki Hristiyan ve Yahudilerin konumuna düşmemek için Peygamberimiz ve 4 halifenin üzerinde dikkatle durduğu Kuran’ın yerini alabilecek kitapları ve bilgileri (Bknz; Bazı Hadis Kitapları ve Cemaatler) Kuran’ın süzgecinden geçirip onun vermek istediği mesajlara uygun olan, uygulamaya yönelik hadislerin alınması, Kuran’a ve akla aykırı olan hadislerin ise hadis kitaplarından kitabın meşhurluğu olsa bile hadisin zayıflığından dolayı kabul edilmemelidir.

Akif’in dediği gibi “Asrın İdrakine söyletmeli Kuran’ı”. Asrın idrakine ve vahye aykırı olmayan hadisleri yaşamın içine sokmamız ve değerlendirmemiz gerekiyor.

Çünkü Rabbimiz Furkan Suresi 30.Ayette ( Peygamber der ki: Ey Rabbim! Kavmim bu Kur’an’ı büsbütün terkettiler.) ümmetinin Kuran’ı terk edeceğini, Zuhruf Suresi 36.Ayette (Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.) Kur’an-ı Kerim’in terk edilirse insanların sapıtacağını ve Zuhruf Suresi 44.Ayette (Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.) Kur’an-ı Kerimden hesaba çekileceğimizi söyleyen ayetlere rağmen, Fatır Suresi 5.Ayette ( Ey insanlar! Şüphe yok ki Allah’ın her konudaki verdiği söz gerçektir ve mutlaka gerçekleşecektir. O halde dünya hayatı nimet ve süsleriyle, sizi ahiret hayatından alıkoyup aldatmasın. Çok aldatıcı olan şeytan da sakın sizi aldatıp, Allah’ın lütuf ve bağışlamasına ümitlendirmesin.) Allah’ın adıyla bizi kandıracakları uyarılarına rağmen peygamberimizin ölümünden günümüze kadar hadis sayısının sürekli artmış olması, bugün milyonlara varan hadislerin içerisinde bazı cemaat ve tarikatlar kendisine bir şeyler çıkartarak peygamber adına insanları yoldan çıkartmaktadır. Bunun en güzel örneklerinden biri Hanefi alimlerimizden El Kerhi diye meşhur olan İslam aliminin görüşüne aykırı olan Kuran ayetlerinin nesh olunduğu hükmüne varılmasıdır.

“Mezhebimizin hükümlerine uymayan her ayet ya te’vil edilmiştir yahut da mens’uhtur; her hadis de böyledir: ya te’vil edilmiştir yahut mensûhtur; başka bir hadis ile yürürlükten kaldırılmıştır.” (El-Kerhi, Er Risâle, İst. Ts. S.84)

Biz İslam’ı ilk dönemdeki asrı saadete döndürmek için dinin özüne yani Kuran’a dönmek zorundayız.

Sözü kimin söylediğine değil Kuran’a aykırı olup olmadığına bakmalıyız.

Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz. ZUHRUF-44

                                                                                                          Mehmet Emin Ateş

 

 

 

 

 

 

Kaynakça:

1)Kur’an-ı Kerim

2)Mütevatir Hadisler – İmam-ı Suyuti

3)Hz. Aişe’nin Sahabeye Yönelttiği Eleştiriler – Zerkeşi – Otto Yayınları

4)Rivayet Kültürü ve Olumsuz Kadın Algısı – İbrahim Sarmış- Düşün Yayınları

5)Uydurma Olduğunda İttifak Edilen Hadisler Aliyyü’l Kari – Abdülfettah Ebu Gudde

6)Büyük Hadis Külliyatı Cem-ul-fevaid  – Rûdâni

7)Hadis Temelli Kalıp Yargılarında Kadın – Doç. Dr. Ali Osman Ateş    Beyan Yayınları

8) İlk Devir Hadis Edebiyatı – Muhammed Mustafa el-A’zami  – İz Yayıncılık

9)Kur’an Tefsirinde Sapma ve Nedenleri – Yrd. Doç. Dr. Abdülcelil Candan – Düşün Yayıncılık

10)Hadis Problemleri – Enbiya Yıldırım – Rağbet Yayınları

11)Hayat Kitabı Kur’an Gerekçeli Meal-Tefsir    Mustafa İslamoğlu – Düşün Yayıncılık

12) Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları Hemman İbni Münebbig Saifesi

13) http://www.kuranmeali.org/

14) http://blog.milliyet.com.tr/muaviye-dininin-mensuplari-/Blog/?BlogNo=362648

 

 

 

 

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: