Karga Yumurtaları

black-and-white-cartoon-donald-duck-spotlight-large-1 Karga Yumurtaları

Kara Karga

Bir filmden yansıyan kişisel gelişim düşünceleri

Kara renginden midir bilinmez ama kargalar pek sevilen bir kuş türü değildir. Hemen hemen her çevrede karşılaşabileceğimiz bu hayvanlar oldukça zekidir. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar kargaların araç gereç kullanabildiklerini ortaya koymuştur. Kargaların sesleri bize oldukça itici gelir ama kargalar için bu sesler onların iyi bir iletişim aracıdır.

Konuya kargalardan giriş yaptım ama asıl konu bu değil. Konunun özünde Crow’s Egg adlı film var. Karga yumurtası filmi Hindistan Bollywood yapımı bir film. Periya ve küçük kardeşi Kaaka’nın odağında gelişen olayları anlatan ödüllü bir film karga yumurtası. Film Hindistan’ ın varoşlarında geçmektedir ama evrensel bir konu etrafında dönmektedir.

Karga yumurtası filmi bize günümüz dünyasının bir mağara resmini yapar aslında. Yıllar sonra filme bakanlar, günümüz insanlarının içinde doğup büyüdüğü sınıfsal yapıların izlerini bet bir şekilde görebilir. Filmi izleyenler kendi açılarından çıkarımlar yapabilirler ama ben filme kişisel gelişim açısından yaklaşmak istiyorum.

Karga yumurtası çocukların lakabı. Film adını buradan almakta. Bu lakabın kendilerine uygun görülme sebebi ise çocukların her gün bir ağaç üzerindeki karga yuvasından yumurta aşırarak onu çiğ şekilde içmeleri. Bunu sadece zevk için yapmıyorlar tabi. Yokluk had safhada. Derme çatma bir evde yaşayan bu çocuklar yarı aç yarı tok bir vaziyette bir çocukluk geçirmektedirler. Karga yumurtaları onlar için bir beslenme aracıdır. Bizim için burada bir ders saklıdır. Çoğu insan için hayatlarında sadece bir eğlence olarak görülebilecek bir durum bir başkası için yaşamsal değerde olabilir. Bu bakımdan hayatta neyin değerli olduğu oldukça görecelidir. İnsan, hayat yolculuğunda mümkün olduğunca hiç bir şeye zarar vermeden yaşamasını başarmalıdır. Sizin önemsemeden zarar verdiğiniz küçücük bir tohum, büyük bir ağaç ve ona bağlı yüzlerce yaşamı daha ortaya çıkmadan yok edebilir.

Filmde çocuklar ev geçimine yardım etmek için tren raylarının kenarlarına yük vagonlarından dökülen kömürleri toplamaktadırlar. Bu kömürler için kazandıkları para o kadar azdır ki, bir ay boyunca uğraştıklarında sadece bir pizza parası kazanabilmektedirler. Filmin omurgasını da burası oluşturmaktadırlar. Çocuklar bir gün bir pizza mağazasının açılışına şahit olurlar ve canları pizza çeker. Pizza yemeyi o kadar istemektedirler ki bütün enerjilerini bu konuya odaklarlar. Daha çok kömür toplamanın bir yolunu bulurlar. Bu pek iyi bir yol değildir. Onlara acıyan birinin bir kömür deposuna çocukları yönlendirmesi ile daha çok kömür toplayabilen çocuklar, kısa zamanda bir pizza parası kazanırlar. Ancak onlara acıyan kişi işini kaybeder.

Filmin bu kısmı ile ilgili alabileceğimiz bir kaç ders var. Öncelikle insan bir işin peşinden koşmaya başladığında yaşam ona bir çok kapı açar. Tutku ile peşinden koşulan işler gerçekleşme eğilimine girer. Ancak her şeye rağmen, hedeflerimizi gerçekleştirmek için illegal yollara girmemek gerekir. Birilerine çok üzülebilir ve yardımcı olmak isteyebiliriz. Ama bu yardım da kesinlikle legal olmalıdır.

Filmde diğer bir kesit ise çocukların onca parayı toplamalarına rağmen pizzacıya girememeleridir. Çünkü elbiseleri oldukça pejmürdedir ve pizzacıya alınmazlar. Çocuklar ikinci bir problemle daha karşı karşıya kalmışlardır ve bu onları durdurmaz. Bir şekilde kıyafet için de para kazanıp yeni elbiseler temin ederler. Buna rağmen pizzacıda birinin hışmına uğrarlar ve kardeşlerden büyük olanı iyi bir şamar yer. Bu olay onları sarsmıştır ama çocuklar pizzadan vazgeçmez.

Filmin yukarıdaki kesiti bizim için harika dersler veriyor. Eğer bir amaca gerçekten kendinizi adarsanız mutlaka bir çözüm yolu bulursunuz. Amacınıza tutku ile bağlanmak sizi ayakta tutar ve zorlukların sizi durdurmasına izin vermezsiniz.

Çocuklar için pizza yeme hayalleri sona ermiş gibi görünürken çocukların şamar yediği sahnenin cep telefonu ile kayda alındığı ortaya çıkar. Pizzacı için bu tam bir fiyaskodur ve engellenmesi gereken bir durumdur. Bir çok tedbire rağmen görüntüler basına sızar ve pizzacılar zor durumda kalırlar. En nihayetinde bir çözüm bulurlar. Pizzacı çocukları ve annelerini buldurur ve şatafatlı bir törenle onları restorana davet eder. Tabi basın da oradadır. Çocuklara bir porsiyon pizza ikram edilir ve pizzacı kendi elleri ile çocuklara pizzaları ikram eder. Bu sırada pizzacı çocuklara, istedikleri zaman istedikleri kadar pizzayı bedava ikram edeceğini söyler. Çocuklar pizzalarını yerken bir şey fark ederler. Pizzayı sevmemişlerdir ve şöyle derler; geri kalan pizzayı nasıl yiyeceğiz.

Bu kesitin bize verdiği derslerden biri, insanın gerçekten arzuladığı bir şey için delicesine bir çaba içerisine girmesi durumunda yaşamın bir şekilde bu isteği fazlası ile cevaplayacağıdır. İkincisi ise aslında bazı isteklerimiz sandığımız kadar etkileyici ve değerli değildir. Ancak bunu anlamak için onu deneyimlemek lazımdır. Eğer bu yapılmazsa aklımızın bir köşesinde hep var olmaya hem de olduğundan çok çok fazla değerli görünerek var olmaya devam edecektir.

Karga yumurtası filminden kendimce çıkarabildiğim dersler bunlar. Eminim ki filmi izleyen herkes kendince başka dersler çıkarabilecektir. Bu açıdan filmin kesinlikle izlenmeyi hak eden bir film olduğunu iddia edebilirim.

İyi seyirler…

 

Bu yazı Yaşam ve İnsan tarafından gönderilmiştir.Sitede hayata ve insana dair nitelikli yazılar bulunmaktadır.Siteyi ayrıca ziyeret etmenizi öneririm.Siteye gitmek için tıklayınız.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

1 Cevap

  1. Cemal Altıntaş dedi ki:

    Çok güzel yazı ve çok güzel bir film izlemiştim bu filmi 🙂 Anlatımınızda hatırlamamı sağladı 🙂 Bollywood’un insana ders veren filmleri gayet güzel. ben beğeniyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: