Kitapsız Bir Dünya

Old_book_bindings-620x350 Kitapsız Bir Dünya

Ray Bradbury  “Fahrenheit 451” romanında kitapların yasaklandığı, yakıldığı karanlık bir dünya sunmuştu bizlere. Bu haliyle George Orwell’ın “1984”ü gibi yarı yarıya gerçeklik haline gelen gelecek kâbuslarımızdan biri oldu. Ama bazen korkularımız cicili bicili, janjanlı paketler içinde sunulabilir bizlere. Öyle ki başımıza geleceği anlamayız bile. Teknolojinin hızla geliştiği ve belki de görünmez duvarların içine hapsetmeye başladığı bir geleceğin kıyısındayız. Yayın dünyasının teknoloji gündemi “basılı kitapların sonunun gelmesi”

Yüzyıllardır kitap formatı değişmedi. Şimdi belki de felaketimiz olacak bir eşikteyiz. Basılı kitap konusu sadece bir kağıt-byte karşılaştırması mıdır? Kitaplar basılmayınca ormanlar mı kurtulacak? Hiç sanmıyorum. Sizlere kitapların elektronik ortama aktarılmasıyla ilgili farklı bir senaryo sunmak istiyorum.

book-burning Kitapsız Bir Dünya

Nazi Almanyası’nda kitapların yakılması. Opernplatz, Berlin (1933)

İnsanlık tarihinde tesadüf olmayacak kadar çok kütüphane yakıldı, yok edildi. Her baskıcı rejimin ilk hedefi kütüphaneler, kitaplar, okuma yazması olanlar oldu. Meşhur İskenderiye kütüphanesi üç kez yandı: Sezar, Hrıstiyanlar ve Halife Ömer döneminde. Naziler kitapları yakardı. Sovyetler kitapları yasaklar, sansürler, yazarları hapsederdi. Kızıl Kmerler okuma yazma bilen insanları bile öldürmüştü. Gözlük takan bir insan okuma yazma bildiği düşünüldüğünden öldürülüyordu. Bütün bunları düşünün ve şimdi diyeceğime kendinizi hazırlayın: e-kitap, basılı kitapların sonunun gelmesi bu saydıklarımın hepsinden tehlikeli… Bilgi yakılmayı, yasaklanmayı, sansürlenmeyi, öldürülmeyi atlattı ama elektronik tehlikeyi atlatamaz.

Gelin teknolojik geleceğin karanlık yüzüne bir senaryo yazayım size:

  • Basılı kitapların sonunun gelmesi için öncelikle çevre hassasiyetini kullanırlar. Afişler hazırlanır; kitabın yanına bir ağaç koyarlar. Üzerine çarpı atarlar. Bir kitap bir ağaç, bir kütüphane bir ormanın yok olmasıdır derler.
  • Basılı kitap sevenleri geleceğin ve teknolojinin karşıtı gerici tipler olarak gösterirler. Kitap taşıyanlar yel değirmenlerine saldıran Don Kişot gibi gösterilir. Yani hayalci ve eski bir dünyanın tozlarına bulanmış tipler.
  • Kitapların elektronik ortama taşınmasıyla milyonlarca kitabı ufacık bir aletle yanınızda taşımaya başlarsınız. Önce bu hoşunuza gider ama o alet merkezi bir sistemle bağlantılı olmak zorundadır. Zira sürekli yeni sürümler gelecek, o minnacık aletiniz bozulunca kullanılmaz hale gelecektir.
  • Demokratik bir toplumda e-kitabın en önemli eksisi kalite düşüşü olacaktır. Editör süzgecinden geçmeyen yüzlerce noktalama ve imla sorunlu kitap arasından iyilerin bulunması zor olacak. Birçok yazar belli aşamaları geçmeden okura ulaştığı için gelişi duracak.
  • Ya totaliter bir rejim bütün dünyaya hakim olursa…

IMG_6961 Kitapsız Bir Dünya

  1. Tek bir tuşla rejimin sevmediği bir kitap yok edilir. Basılı bir kitap olarak saklanmadıysa sonsuza kadar sadece onu hatırlayanların hafızasında kalır.
  2. Tek bir tuşla sansürlenebilir. Kimse bunun farkında olmaz.
  3. Tek bir tuşla bir yazarın bütün eserleri silinebilir.
  4. Tek bir tuşla kitapların içeriği tamamen değişebilir. Örneğin gelecek nesiller Stephen King’in kitap başlıklarında Barbara Cartland romanları okuyabilir ve onu bir aşk romanları yazarı olarak tanıyabilir.

Teknoloji bilgiyi kolay ulaşılır yapar ama kolay saklanır yapmaz. Örneğin kaçınız kasetlerinizi dinleyebiliyorsunuz? Kaçınız betamax veya vhs kastleriniz varsa seyredebiliyorsunuz? Üstelik bu format değişikleri giderek hızlanıyor. Kaset, disket, cd, dvd, hafıza çipi… Ve giderek bunlar da unutulacak.

Gördüğünüz gibi gelecek o kadar aydınlık değil.

 

Orkun Uçar

Metal Fırtına serisinin yazarı, hayal gücü komutanı... 1 Haziran 1969 Gölcük Kocaeli doğumlu olan Orkun Uçar, deniz astsubayı olan babasının görevi gereği bulunduğu Bartın’da büyüdü. Üç yaşından itibaren çocukluğu, ilk, orta ve lise öğrenimi, üniversite sınavını kazanarak İstanbul’a göç edene dek bu şirin ve güzel kentte geçti. İstanbul Basın Yayın Yüksek Okulu’nu okurken çeşitli gazete, dergi ve televizyonlarda çalıştı. Yazarlığa üniversite birinci sınıfta aldığı bir daktilo ile başladı. Gırgır Dergisi, Yeni Günaydın ve Yeni Yüzyıl gazetesi Cafe Pazar ekindeki çizgiroman senaryo çalışmaları ile dönem dönem yazarlık kariyerini geliştirdi. 1999 yılında Nostromo Bilimkurgu Kısa Öykü Yarışması’na katılarak dört yıl ara verdiği yazarlığa döndü. Bu yarışmada aldığı birincilik profesyonel yazarlık için cesaret verdi. İnternet üzerinde kurduğu Xasiork Ölümsüz Öykü Kulübü ile editör ve yazar olarak edebiyat dünyasına katkıda bulundu. Ortağı olduğu Xasiork Ölümsüz Öyküler Yayımevi 2002 yılında kuruldu, 2004 Haziran ayında kapandı. Orkun Uçar’ın 2004 yılı Aralık ayında çıkan "Metal Fırtına" adlı politik kurgu romanı gündeme damgasını vurdu. 15 Nisan 2005 yılında Altın Kitaplar yayınevinden "Asi / Habis Üçlemesi I" adlı epik fantezi kitabı çıktı (Derzulya serisinin ilk kitabı). Orkun Uçar imzalı "Metal Fırtına 2 - Kayıp Naaş" 2005 Eylül ayında yayımlandı ve bir ay içinde ikinci 100.000’lik baskısını yaptı. Yazarın hayat öyküsü, röportajları ve çeşitli konulardaki yazılarının yer aldığı "Metal Fırtına’yı Kim Yazdı ve Hayal Gücünün Komutanları" isimli kitabı da Eylül 2005’de kitap raflarında yerini aldı. 2006 Haziran’ında Hakan Yılmaz Çebi ile “Kara Divan” adlı bir sohbet kitabına imza atan yazar, 11 Eylül 2006’da yayımlanan “Metal Fırtına 3 – Kızıl Kurt”ta Gökhan Birdağ macerasına devam etti. 2007 yılı Şubat ayında ise okuyucu karşısına “Zifir” adlı değişik bir kitapla çıktı. Burak Turan’la birlikte imza attıkları bu kitap aksiyon, politik kurgu ile gizemci kurguyu birleştiriyordu. Orkun Uçar şu anda Derzulya serisinde yer alan “Asi”nin devam kitabı, Habis Üçlemesi II “Sarı İstila” üzerinde çalışıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: