Savan

jannik-selz-323748-1024x683 Savan

Körelmiş tırpan ile kurumuş çalılıkları keserken bir hayli zorlanıyordu.
Bunaltan kızgın güneşin altında her sallayışında özellikle omuzları ve alnından sürekli terliyordu.
Bileğine bağladığı yünden yapılma bez parçasıyla ikide bir terini kuruluyordu.
Boyuna bitmek bilmeyen bu koca arazide içinden bu işin tamamını bitirmem aylarımı alacak belki de diye söyleniyordu .
Ne yardım eden var ne de yaptığı emeğin farkında olan birileri.
Suskun kalbine hançer saplanmışçasına artan bir öfke , göğsünde her nefesi alışında artan sancı ve sona ulaşamamak
hedefsiz oluşunun sonucuydu. Bir hedef belirleseydi eğer ona umutla bağlanacaktı. Çektiği acıları unutacak ve dünyadan soyutlanacaktı .
O halde insanın bir umuda sahip olması; çektiği sıkıntılara bir çözüm değil , zihin dünyasında afyon etkisi oluşturacak bir metafordan farksız idi.
Tarla işçisinin aklından bu sorgular gezinirken , hayal kurmanın boş ve gereksiz olduğu kanaatine vardı.
Plan yapmalıydı.
Otları kesme işi bittikten sonra , akşam arazi sahibini öldürecekti.
Bıçak ya da kesici bir alet ayarlamalı ve en baştan plan kusursuz olmalıydı…

En sonunda ot toplama işi bittikten sonra tek odalı baraka evine doğru yola koyuldu.
Halsizliğinden dolayı bahçe sahibini öldürme planına tam olarak odaklanamıyordu.
En iyisi dinleneyim ve sakin kafayla kusursuz bir plan hazırlarım diye düşündü.
Kendi varlığından başka hiç bir eksiği olmayan karakteri yüzünden belki de yok oluşuna zemin hazırlayacak ölüm planına evde yatağında sırtüstü uzanır halde düşünecekti.
Bu düşünceler onu heyecanlandırmıştı , taşlı yolda evine doğru yürürken büyükçe bir tepenin üzerine kurulu ahşaptan yapılma eski dairesine doğru yürüyordu .
Patikanın sonunda taştan yontarak yaptığı basamaklardan çıkıp eskimiş ahşap kapının önünde durdu . Ceplerini yokluyordu, anahtarı arıyordu.
Kurumuş ot parçaları elibisesinin her tarafını kaplamıştı. İyice bir silkindi. Tam o anda uzaktan birisi seslendi .
Arkasını dönünce kasabadaki pek de muhabbeti olmayan yaşlı amca Mida‘yı gördü .
Kendisine bir şey söylemeye çalışıyordu , amcanın boğuk sesinden hiç bir şey anlaşılmıyordu.
Git gide yaklaşmasından kasabadan epey uzakta olan kendi evine önemli bir mesele için geldiğini anladı .
Amca neden onca yolu gelmişti ?
Ve neden nefes nefese kalmıştı ?
Basamaklara gelince Mida amca kendini yere bıraktı , takati kalmamıştı artık .
Amca ,”Jodi , sana söyleceklerim var .”, soluk soluğa kalmıştı.Sesi yakından daha anlaşılır geliyordu.
” Buyur , Mida amca sorun nedir ? ” .
“Bizim bahçe sahibi evinde bıçaklanmış. Son nefesinde senin ismini vermiş.Ölümüne sen sebep olmuşsun.”.
Bir yanlış anlaşılma ya da komplo olmalıydı .Jodi , şaşkınlığına aldırış etmeden evinin kapısına yöneldi . Anahtarı hala bulamamıştı . Kapıyı zorluyordu.
Zihninde karmaşık duygular hakimdi. Daha onu öldürme planını yeni yapacaktı.
Emin olmalıydı , mutfaktaki avcı bıçağını kontrol edecekti. Gömleğinin cebinde anahtarı buldu , hızlıca kiliti açıp mutfağa doğru koştu.
Çekmecelere, dolap raflarını kontrol etti , bıçak kaybolmuştu .
Mutfakta en son bıraktığına emindi.Anlam veremediği duygular içerisindeydi.Elleri titremeye başladı ,yere çömeldi kararmış parkelere bakarak derin düşüncelere daldı.
Bir ipucu yakalamaya çalışıyordu.

Menzeher Karadoğan

Ağustos’un kavurucu sıcağında F. Kafka.’nın ölümünün 67. yılında Muş ilinde dünyaya geldi. İlk okul ve lise öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği okudu .Şu anda kurumsal firma yazılım danışmanlık ve eğitimi üzerine çalışmalar yapmakta . Metropol’ün yoğun ve yorucu hayatından uzaklaşmak ve anlamlandırmak için yazmayı seçti . Hala pişman değil ..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: