Sevgiliye Gönderilmemiş Mektuplar-2

emre-ergen-44971 Sevgiliye Gönderilmemiş Mektuplar-2

İstanbul

Senden Sonra İstanbul ‘a Sığınışım

Ey İstanbul sen aşksın… Bahtıma kara lekeler düşürsen de, attığım her adımda kalbimi ve zihnimi düşünmelerin esiri etmene rağmen sen aşksın… Sen öylesine bir köşeye çekilmiş, yaşlı bir çiçekçi teyze gibi; kiminin gelip güzel kokulu çiçeklerinden almasını beklerken, kiminin de çiçeklerini ezip geçişine şahit oluyorsun… Sen öyle sancılara şahit oluyorsun ki her gün, taş olsa dayanamaz çatlardı biliyorum.. Sen öyle; mahcubiyetleri yaşayan insanların yüzlerine ferahlık veriyorsun ki, senin mendiline göz yaşı dökenleri öyle bir sefkatle sarıyorsun ki bir anne gibi, ızdırabını sakladığın kalpler senden uzaklaştıkça mahzunlaşır… Ey İstanbul sen aşksın ve sen şahitsin aşkıma… Senin şahitliğin, usul usul esen rüzgarda Moda sahiline vuran ılık dalgalar misali sımsıkı tutuyor ellerimden; hiç bırakmamacasına, hiç terketmemecesine, hiç vazgeçirmemecesine hayattan… Bin ümit yerleştiriyorsun bağrına yalnız adamların… Bin ümit yeşertiyorsun; sana sığınmış, ekmek parası derdine düşmüş, karton toplayan minik ellerin sahiplerinin yüreklerinde.. Anadolu’n başka, Avrupa’n başka… Başka başka insanlara kucak açmışsın, başka başka diyarların, başka başka memleketlerin bağrından kopanlara yoldaş olmuşsun… Seni ziyarete gelenlere bir bardak çay bir susamlı simit ikram edişin bile dillere destan… Martıların çığlık atar ama diğer martılardan farklı, senin ikram ettiklerine ortak olmak istercesine düşüyorlar her sefere çıkan vapurun peşine… Ey İstanbul sen aşksın… Bir tek sen anlarsın aşkı.. Bir tek sen saklarsın bütün acıları, bir tek sen görürsün yalnız gezenlerin dermansız adımlarını… Bir tek sen anlarsın kalbi üşüyeni ve bir tek sen ısıtırsın ruhu zemheri soğuğa teslim olmak üzere olanın derdini… Ah be İstanbul şöyle bir düşündüm de, anladım ki bir tek sen anlıyorsun beni, bir tek sen sabahlıyorsun benimle ve bir tek sen eşlik ediyorsun sigaramın yanındaki demli çaya bütün benliğinle… İyi ki tanıdım seni İstanbul.. İyi ki sevdim seni ey güzel şehir.. İyi ki yaşadım seni kışınla, baharınla, yazınla ve de Rabbimin; sararmış yaprakların ahengiyle olusturduğu tablonun sahibi, sonbaharınla…

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: