Seyirsiz Ortam

s-ef30816fb84eb57a96be0e46bad2e9b4660c3182 Seyirsiz Ortam

Çay

Jodi yaşı ilerlemiş insanların arasında boğazından geçecek sıcak bir içecekle etrafı gözlüyordu.Onlar, ellerinde ki kağıt destesine öylesine kapılmışlardı ki radyoda söylenenleri duyamamışlardı bile.Açık kapıdan belirsizce gelenlerin sayısı artıyordu her geçen dakika. Jodi, oturduğu masanın karşısında oyun oynayan yetişkinleri garipsedi. Anlamak güçtü onun için. Çünkü büyüdüğü ortamda değerli olan bu zamanı boş yere harcayan yoktu. Sürekli çalışmak ve daha da yaşamak tek amaçtı.
Vakit bir hayli ilerlemişti. Mida , önceki buluşmaların aksine bu sefer geç kalmıştı. Nadiren uyguladığı bu tutum , insan da şüphe seviyesini ve şu anda oturduğu ortamdaki baskıcı ve uyuşuk havanın etkisiyle şiddetini arttırmıştı. Bir kaç defa kalkmak istediyse de gelebilir ümidiyle bunlara katlandı. Aslında Jodi, bu olayı daha önce de yaşamıştı. Daha doğrusu yaşatmıştı. Bu kadar uzun süre bekleme sebebi de bundandı. Empatiyi yaşarak farkediyor insan . İçtiği sıcak çay bitmişti. Tam o esnada arkasından bir ses:
-Bir çay daha ister misiniz ?
Jodi:
– Hayır ,teşekkür ederim.
Bunaltıcı bir ortam ve sıcak hava üfleyen bozuk bir vantilatör eşliğinde nefes alamamak, kan gördüğü önceki geceye nazaran hafif kalabilir belki ama o anı hatırlatmasından dolayı yük artıyordu sürekli . Belirti olarak da baş ağrısı ve mide bulantısı hafiften tesir etmişti.
Burayı unutmak için eskiyi düşünmek düşünmek istese de daha da rahatsız olacağını bildiğinden , çözüm olarak bir şeylerle uğraşmalıydı ve önünde duran ilk objeye baktı. Bir kağıt deste . İlk olarak saymayı tercih etti. Elli iki adetti. Sonra gruplar halinde ayırmak istedi. İlk aklına gelen renklere göre ayırmaktı. Siyah ve kırmızı olacak şekilde. Sonra da sayılara göre. Bunları yaparken önüne yeni bir çay bırakıldığını fark edememişti bile.Aniden donup kaldı. Ellerinde ki kağıtları bıraktı. Bu ortam ve insanlar için düşündüğü şeyleri yani gereksizce vakit ayırıp zevk almayı şimdi kendisi tatmıştı. Jodi, boşluğa kapılmasının sebebini Mida’nın geç gelmesine bağlamıştı fakat acaba onlarda bekledikleri kişiler geç geldiği ya da hiç gelmedikleri için mi bu halde idiler ?
Jodi, istemsizce güldü.Omuzunu silkti ve kapıya doğru ilerledi. Saatlerdir bulamadığı cevabı en sonunda hafızasında canlandı.Beklemek çözüm değildi çünkü. Hesabı ödedi . Az önce önünde duran taze içmeden dışarı çıktı.

Menzeher Karadoğan

Ağustos'un kavurucu sıcağında F. Kafka.'nın ölümünün 67. yılında Muş ilinde dünyaya geldi. İlk okul ve lise öğrenimini memleketinde tamamladıktan sonra İstanbul Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği okudu .Şu anda kurumsal firma yazılım danışmanlık ve eğitimi üzerine çalışmalar yapmakta . Metropol'ün yoğun ve yorucu hayatından uzaklaşmak ve anlamlandırmak için yazmayı seçti . Hala pişman değil ..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

2 Cevaplar

  1. Hat dedi ki:

    Merhaba Menzeher Bey,
    Jodi ile tanışmamız mümkün mü?

  2. Yusuf dedi ki:

    Merhaba Menzeher bey,
    Yazılarınızda bir sır var sanki. Bir şeyleri hep gizliyorsunuz. Bir gizem oluşturmaya çalışıyorsunuz. Bir ortamda sana sorulan, “Nereden besleniyorsunuz” sorusuna çok net bir şekikde “çay” demiştiniz. Acaba diyorum bu yazılarınızın gizemi çayın o muhabbet açıcı gizeminden mi kaynaklanmakta.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: